Merhaba her kimsen...
*Önce hiç başaramadığım bir konudan söz edeceğim: Zaman kullanımı.
“Zamanın doğru kullanımı” da diyebilirdim buna,ama ben herkesin kendi doğruları olduğuna inandığım için, bu iddialı sözden kaçındım.
Size en basit yolu ile uygulanabilir bir yöntem yazmak istiyorum.
Öncelikle hayatın bir “tercihler sıralaması” olduğunda hemfikir olalım. Herkes, isteyerek veya istemeyerek, bilinçli veya bilinçsizce, yaptığı tercihleri takip ederek yaşar. Bu tercihler insanın kendi dışında gelişen etkenlere bağlı gibi görünür elbette. “Ne yapayım, vaktim yoktu... Ama öyle ısrar etti ki... Tenis dersim vardı... Ona dargındım... Yağmur yağıyordu...” gibi...
Ancak bütün bunlar, o sebeplere ve o sebeplerin engel olduğu veya yapılmasını sağladığı konulara, eylemlere, bizim değer yargılarımızla yakıştırdığımız yerle belirlenir. Yani aslında bir tercih kullanmaktayızdır mesela yağmur yağdığı için sinemaya gitmekten vazgeçtiğimizde... Eğer sinemaya gitmenin, yağmurda trafik sıkıntısı çekmenin getireceği eksi değerden daha fazla bir artı değer getireceğini düşünmüş olsa idik, yağmura rağmen giderdik, değil mi???
İşte bu noktadan hareketle, şöyle bir kalem kağıt alın elinize ve hayatınızdaki değerlerin bir listesini çıkarın. “Yapmak istediklerim, yaşamak istediklerim, sevdiklerim, mutlaka yapmam gerekenler” gibi. ( Bu “gerekme” durumu da aslında, bizim koyduğumuz bir tanımdır ).
İsterseniz sayfayı ikiye bölerek karşısına da, bunların karşıtlarını, ya da eksi değerleri not edin... Bence çoook uzun bir liste olmalı bu, adeta hayatınızın bütününü kaplamalı. Ama ilk çalışmada belki de sadece 5 er madde çıkacaktır, alıştırma yaptıkça yenilerini peş peşe bulursunuz, merak etmeyin.
Listeyi yaptıktan sonra, bu şıkları önem sırasına göre yerleştirin.
Mesela ilk sırada “önyargılı olmamalıyım”, veya “para kazanmalıyım” gibi bir madde olabilir...
İşte bu listeye göre, o gün sinemaya mı gideceğinizi, yoksa fazla mesaiye mi kalacağınızı belirleyebilirsiniz... Arkadaşınız sizi 1 saat bekletti diye ona darılacağınızı mı, yoksa onu affedeceğinizi mi belirleyebilirsiniz.
Yazılar uzun olursa, sıkıcı oluyor, okunmuyor, onun için fazla detaya girmeyeceğim. Ama bu konuda aklınıza takılan bir şey olursa, iletişim kutum açık.... Tercih sıralamamda, “site ziyaretçilerimin sorularına cevap vermeliyim” seçeneğinin durumuna göre yazarım size...
Unutmadan, bu “artılar – eksiler” listesi, pek çok şeye uyarlanabilir. Mesela bir alış-veriş listesine... “ Çizmeler su alıyor, çizme alınacak” demişseniz bir kere, arabanıza yeni paspas almaktan vazgeçebilirsiniz. Ya da “arabam benim canım” diye düşünüyorsanız, çizmeyi giymeden önce ayaklarınıza birer plastik poşet geçirmeyi unutmayın...!
İşte zamanımızı da yaptığımız tercihlere göre kullanarak, kendimiz için, o an, en gerekli eylemi gerçekleştirebiliriz.... Tercihlerinizi, uzun vadede elde edilecek sonuçlara göre mi, yoksa anlık sonuçlar için mi kullanacağınız da yine sizin tercihinize kalmış.....
*Sevgilinize, arkadaşınıza anlamlı ve görüntülü mesajlar yollamak isterseniz www.incikutusu.com inci gibi bir site....
* “Karma”ya, “Astral alem” e ilgi duyuyor ve hala okumadınızsa, Akaşa yayınlarından “MS. 2150” iyi bir başlangıç olabilir... Üstelik roman biçiminde yazılmış, akıcı bir kitap. Anlaması da zor değil...
* Soğan soyarken gözleriniz yanmasın istiyorsanız, ve eğer evinizde varsa, aspiratörün altında soymayı deneyin. Bana teşekkür edeceksiniz.
*Çalışması bozulmuş çekmecelerinizin kanallarındaki girinti ve çıkıntılara sabun sürmeyi denediniz mi?
* “Seni Seviyorum” demekten kaçınmayın. Size hiç bir zararı olmaz, ama ilişkinize çok faydası olur...
Gelecek ay, başka konular ve önerilerle buluşmak üzere...
Sevenlere sevgimle
|