*


Eğitim sürecimde “klasik eğitim” ile, “sanat” veya “diğer konularla ilgili” aldığım eğitimler eşzamanlı olarak sürdükleri ve bu paralelliği anlatıma kronolojik düzende aktarmak zor olacağı için; bu bölümün size ikiye ayırarak aktarılması daha doğru olacak sanırım.

KLASİK EĞİTİM

*Namık Kemal İlkokulu
( 1963-1967 Mezun )

*İtalyan Kız Orta Okulu
( 1967-1971 Mezun )

*İtalyan Lisesi
(1971-1972 kendi isteği ile bıraktı)

*Site Koleji
( 1972-1975 Mezun )

*Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu
( 1975-76 eğitim yılında dışardan sınavlara katıldı )

*Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü
( 1976-1982 Mezun )


DİĞER

*Özel Madam Olga Bale Dershanesi
( Değişik yıllarda birkaç sene...)


*İstanbul Belediye Konservatuarı Bale Bölümü
( 5 yıl devam etti....)

*İstanbul Belediye Konservatuarı Piyano Bölümü
( 1 yıl devam etti...)

*Özel piyano dersi
( 3 ay ders aldı )

*Özel Rezzan Abidinoğlu Bale Dershanesi
( Bir yıl devam etti )

*İfsak fotoğraf kursu
( Bir dönem kurs gördü )

*Turizm Bakanlığı Profesyonel Turist Rehberliği Kursu
( 1983 Mezun )


KLASİK EĞİTİM

*NAMIK KEMAL İLKOKULU:
1963 yılı Eylül’ünde İlkokul 1. sınıfı okumadan, doğrudan 2. sınıftan ilkokula başladım. Çünkü Beyoğlu’nda dolaşırken neonlarda yazılı olanları sora sora, tuvaletlerde yerlere serili gazeteleri kendi kendime okumaya çalışa çalışa, özellikle de amcamın desteği ile okuma yazma öğrenmiş ve 4 işlemi de üzerlerine katarak 1. sınıf eğitimini aile içinde tamamlamıştık çoktan. İçinizden “E canım yaşı da uygunmuş zaten” diyenler olabilir. Ancak unutmayın ki o yıllarda ilkokula şimdiki gibi 5 veya 6 yaşındaki çocukları almazlardı...

*İTALYAN KIZ ORTA OKULU:
İlkokul sonrasında sadece iki okulun sınavlarına girdim: İtalyan Kız Orta Okulu ( İKO ) ve Atatürk Kız Lisesi.
Çünkü tam da o sıralarda, Türkan Şoray’ın çocukluğunu oynadığım “Çalıkuşu” adlı filmin bazı bölümlerini, daha önce gitmeye niyetim olan fransız okulu “Notre Dame de Sion” da çekmiştik; ve ben okulu biraz kasvetli bulmuş, “oraya gitmem” diye ayak diremiştim. Sanat hayatımı sürdüreceğim için, çok zor ve çok sıkı disiplini olmayan bir okul arıyorduk.Yukarıda sözü geçen iki okulun, sanata sıcak bakarak, müsamahalı davrandıklarını öğrenmiştik.
Atatürk Kız Lisesini 17.likle, İtalyan Kız Orta Okulu’nu da 2.likle kazandım.
İtalyan okulunu tercih ettim, ve bir senelik hazırlık sınıfı ile birlikte 4 senede bitirdim.
Bildiğim 3 dilden biri olan Fransızcayı bu okulda “ikinci yabancı dil” olarak, haftada 6 saat gibi muhteşem bir programla ve muhteşem bir öğretmen olan Leyla Cansun’dan öğrendim. Ancak bunda, bol Fransızca konuşulan ailemin ve Fransızca öğretmeni olan babaannemin katkısı da unutulmamalı tabi.

*İTALYAN LİSESİ (İstruiti Medii İtaliani ) :
İKO’dan mezun olanlar için takip edilecek normal yol İtalyan Lisesine devam etmek olduğu için, ben de öyle yaptım. Ama çeşitli nedenlerden dolayı okulu sevmediğim için, evden “okula” diye çıkıp, “babaannem”e gidip, onunla gezip tozarak geçirdiğim son bir ayın ardından, 38 günlük “devamsızlıktan” sınıfta kalınca, hiç istememelerine rağmen , annemle babam beni oradan almak zorunda kaldılar. Daha sonra idareden mektup geldi, sadece bir tek kırığım vardı, telafi sınavı yapabiliriz dediler, rapor yeterli olacaktı... Ama ben istemedim.

*SİTE KOLEJİ:
Lise hayatımı şimdi yerinde Gayrettepe Sürmeli Oteli olan Site Koleji’nde tamamladım. Hafızam bana oyun yapmıyorsa, orayı da “okul 2.liği veya 3.lüğü” gibi bir derece ile tamamladım.

GAZETECİLİK VE HALKLA İLİŞKİLER YÜKSEK OKULU:
Lisede iken nişanlandığım sınıf arkadaşımla, aynı okula gitmek niyeti ile, bulabildiğimiz ortak konu “gazetecilik” idi ve ikimiz de kazandık. Ama sonra birbirimizden ayrıldık... Ben birinci sınıfın bazı sınavlarına dışarıdan girdim ve hepsini de verdim.

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ:
Bir senesi “hazırlık” , yarım senesi de bölüm değiştirme esnasında dersleri dondurduğum dönem olmak kaydı ile; Boğaziçi Üniversitesinden toplam 5,5 senede, 1982 yılı Şubat ayında, 4 üzerinden 3,16 not ortalaması ile “Üstün Başarı Listesi”nde mezun oldum.

DİĞER:

ÖZEL MADAM OLGA BALE DERSHANESİ:
Annem 3,5 yaşımda beni bu dershaneye götürmüş. 4,5 yaşımda, ilk bale resitalime çıktım ve her şey o ilk alkışlarla başladı.... Arada Konservatuara devam ettim sonra tekrar Madam Olga’da okudum...

İSTANBUL BELEDİYE KONSERVATUARI:
Bale bölümü:
Toplam 5 yıl okudum, bunun ilkinde küçük olduğum için sınıf atlattırılmadım. “Bale hareketleri” açısından mükemmel bir öğrenci olmamakla birlikte, balede gereken “ritm, mimik, müzik duygusu, karizma” gibi diğer unsurlarda çok başarılı olduğum için, genellikle başrollerde oynadım.
“Puant” tabir edilen , ayak parmak uçlarında durmayı gerektiren hareket sırasında ayaklarıma çok kramp girdiği için bölüme devam etmedim.
*Solfej: Bale bölümünün zorunlu dersi idi, ve 5 yıl boyunca Muammer Yeşil’den solfej dersi aldım... Not ortalamam 9 idi.
*Mimik: Yine zorunlu ders olan mimikte de en başarılı öğrencilerdendim.
*Ritmik: Bu da zorunlu ek dersti. Ritm duygum da çok sağlamdı...

Piyano Bölümü:
Annem bale yapmamı isterken , hazır solfej dersleri de alırken, babam da piyano dersi almamı istemişti. Bir yıl devam ettim. Harika olmasa da , iyi bir öğrenci idim. Ancak, sinema-okul-bale-piyano dersleri arasında kalınca birinden vazgeçmek gerekti. Maalesef ev ödevi olmayan baleyi , ev ödevi olan piyanoya tercih ettim. Hayatta pişman olduğum sayılı şeylerden biridir.

ÖZEL PİYANO DERSİ:
Öğretim yılı bitince,yazın bildiklerimden kopmayayım diye , soyadını hatırlayamadığım Meral Hanım’dan özel ders aldım... Hem de babamın çalıştığı Bostancı’da, orkestra ile birlikte kalmak üzere özel olarak tutulmuş eve, kuyruklu piyanoyu taşıyarak... ( Amma uğraşmışlar değil mi benimle?)

ÖZEL REZZAN ABİDİNOĞLU BALE DERSHANESİ:
Konservatuardan ayrıldıktan sonra sadece bir yıl devam ettim. Karışık sınıf çalışmaları yapılırken, Zeynep Değirmencioğlu ile ortak saatlerde , aynı barlarda ( bale barı; tutunma çubuğu ) bale yapmışlığım oldu.

İFSAK FOTOĞRAF KURSU:
Sıraselviler’deki İfsak’ın kurslarına sadece bir dönem gittim. Doğaldır ki ancak şöyle genel bir konsept edinebildim. Ne yazık ki o sıralarda maddi olarak, yani zaman ve para açısından uygun olmadığım için, bu uğraşa istediğim ilgiyi gösteremedim.

TURİZM BAKANLIĞI PROFESYONEL TURİST REHBERLİĞİ KURSU:
1983 yılında, açılacak olan kurslar için yapılan “genel kültür”, “İtalyanca ve İngilizce yazılı ve sözlü” sınavlarını vererek, kursiyer olma hakkı elde ettim. 8 ay hafta içi her gün 18.00-20.00 arası kurslara devam ettim. Ardından , hemen hemen Türkiye’nin bütün gezilecek yerlerini kapsayan, bir aylık zorunlu kurs gezisine katıldım ve tezimi yazıp, yine sözlü ve yazılı olarak yapılan sınavlara katıldım. Hepsinde başarılı olarak, ülkemi gururla temsil edecek donanıma sahip oldum. ( Fransızca sınavının sözlüsünü başarmış ama yazılıda çakmıştım.... Tekrar sınava girme niyetimi gerçekleştiremedim ama, -aman kimseler duymasın!- Fransızca rehberlik de yaptım...)



 
© Copyright Tevfik ERASLAN