TERCÜME
Yalan Rüzgarı dizisinin TRT’de oynadığı yıllarda, 12 bölümünün çevirisini ben yapmıştım. Ama, karşılık olarak alınan paranın, harcanan emeğe değmediğini düşünerek sürdürmemiştim...
2001’in başlarında, enerjimin çok yüksek olduğu bir dönemde, tercüme de yapmaya karar verdim ve TRT ile NTV için tercüme yapmaya başladım. Ancak yıllar önce düşündüğüm şeyi, aynen yine düşündüm; yani kazanılan para, emeğin karşılığı değildi. Aslında benim böyle düşünmeme biraz da işim konusunda mükemmeliyetçi olmam sebep oluyor. Kendim de bir konuşmacı olduğum için, en güzel, ağıza en uyumlu, en anlamlı cümleleri kurmak istiyor ve bazan defalarca aynı cümleye dönüyorum... Oysa bildiğim kadarı ile bunu meslek olarak yapanlar, bu kadar kılı kırk yarmıyorlar. Dolayısı ile de daha az zaman ve emek harcıyorlar. Yine de bu uğraşımı İtalyanca, İngilizce ve Fransızca dillerinde aralıklı olarak sürdürüyorum.
Tercüme yapmanın, yapan kişice bilinen dillere işlerlik ve zenginlik kazandırması gibi, çok faydalı bir yanı var. Sizi öğrenmeye, araştırma yapmaya zorluyor. Bunun için de ara sıra, zevk için tercüme yapmaya devam edeceğim.
Bana bir faydası daha oldu, bu işle ilgilenmenin... O da tercümanlara karşı duyduğum hislerin değişmesi ! Biraz açıklamamda fayda var sanırım.
Biz seslendirme sanatçıları yıllarca çok kötü tercümelerle boğuşmak zorunda kaldık, özellikle her önüne gelenin tercüme yaptığı video furyası döneminde... Zaten Türkçe’nin bozulmasında da ciddi ölçüde kötü tercüme yapanlar etkili olmuştur.
Şimdilerde yapılan tercümeleri ‘iyi’ ya da ‘kötü’ gibi tek kelime ile nitelemek imkansız, çünkü kanaldan kanala, stüdyodan stüdyoya öylesine değişiyor ki anlatamam. Ne yazık ki hâlâ pek çok yanlış cümle, eksik cümle, konuşan kişinin yerine başkasının isminin yazılı olduğu cümle gibi, işimizi yapmamızı en azından zaman olarak engelleyen ve hiç görevimiz olmadığı halde, o cümleleri düzeltmemiz ya da eklememize sebep olan kötü tercümeler geliyor karşımıza.
İşte ben; öyle eksik veya kişi isimlerinin yanlış yazıldığı tercümelerde, bunu yapan kişiye herkesle birlikte selamlarımı (!) yollardım sık sık... Artık onlar hakkındaki düşüncelerim daha hoşgörülü... Yaptıkları işin ne kadar zor olduğunu, yaşayarak biliyorum çünkü. Tek bir şeyde hoşgörüm yok, ve olamaz da “yanlış Türkçe’de!”...
Türkçe bilmeyen tercüme yapmasın !